FİRMA KAYIT
Geri Bildirim
Psikolojik Rahatsızlıklar Hangileridir ? Belirtileri Nelerdir ?
Psikolojik Rahatsızlıklar Hangileridir ? Belirtileri Nelerdir ?

Psikolojik Rahatsızlıklar Hangileridir ? Belirtileri Nelerdir ?

1470

 Her insan hayatının belli bir döneminde bu tür rahatsızlıklara yakalanabilir ve yakalanmakta olanlarda azımsanmayacak kadar çoktur. Burada önemli olan nokta, kişi kendisinde bir rahatsızlığın olup olamayacağını ciddi manada soruyor ise bu durum kişi için olumlu bir adımdır. Çünkü, şizofreni gibi ciddi ruhsal bozukluklarda kişi kendisinde bir problemin olmadığını savunabilir. Ayrıca birey, kendi rahatsızlığının farkına vardığında sağlığı için gerekli ve en önemli ilk adımı atmış olacak, rahatsızlığını kabul edip tedaviye daha olumlu yanıt verecektir.

Psikolojik rahatsızlık veya rahatsızlıklar olduğunu nasıl bilebiliriz? Belirtileri nelerdir?

Psikolojik Rahatsızlık Belirtileri

Genel olarak birey, günlük ihtiyaçlarını gidermede sorun yaşıyorsa, kişisel bakımına artık önem vermiyorsa, rutin sayılabilecek erzak vb. alışverişleri yapmada güçlük çekiyorsa, ilişkilerde kendini iyi ifade edemiyor ve ilişkileri çok çalkantılı geçiyorsa, sürekli duygu durumunda ani değişiklikler, kendine zarar verme davranışları ve düşünceleri yaşıyorsa, açıklayamadığı bir yorgunluk, vücudunda fiziksel olarak olmayan hastalıkları varmış gibi düşünüyorsa, önemli ölçüde intihar düşünceleri zihnini meşgul ediyorsa ve bunun gibi sayılamayacak pek çok kendine, çevresine ve en önemlisi hayatına zarar verecek tutum ve davranışlar sergiliyorsa, psikolojik rahatsızlık belirtileri baş göstermiş demektir.

Psikolojik rahatsızlık çeşitleri ve belirtileri nelerdir ?

En yaygın psikolojik rahatsızlıkların başlıcası;

Anksiyete (Kaygı Bozuklukları): Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB), Agrafobi, Sosyal Fobi, Panik Atak.

Duygu Durum Bozuklukları: Depresyon, Bipolar Bozukluklar.

Bağımlılıklar, Çoklu Kişilik Bozuklukları, Yeme Bozuklukları, OKB (Takıntı) Rahatsızlıkları vs

Kaygı Bozuklukları

Kaygı, diğer adı ile anksiyete, insanda var olan savaş veya kaç mekanizmasının gereksiz yere çalışması da denilebilir. İnsan avcı ve toplayıcı olduğu çağlarda avlandığı sırada ve genellikle diğer insanlarla girdiği rekabet durumunda bu durum ortaya çıkmaktaydı. Bu durumda vücut adrenalin salgılar ve kaslar gerilir. Kaygı bozukluğunda ise kişi bu durumu sebepsiz yere yaşar, hem fiziksel hem de zihinsel olarak yoğun bir tempo sarf eder. Savaş veya kaç bizim hayatta kalmamız için vücut tarafından harekete geçen bir savunma mekanizmasıdır. Hiç ihtiyaç yok iken bu mekanizmanın çalışması, kaygı bozukluğudur.

Kişi, kaygılandığı şeyin gerçekleşme ihtimali olmasa bile o kaygıyı yaşıyormuş gibi o düzeyde kaygı hisseder. Sağlıklı bireylerde ise kaygı harekete geçiren bir çark gibi düşünülebilir. Örnek vermek gerekir ise; sınavlara hazırlanırken belirli bir düzeyde kaygı duymak bizi o sınava karşı daha motive bir şekilde hazırlayacaktır. Kaygı duymayana nazaran daha çok çalışıp, daha konuya hakim bir şekilde sınava girecek ve yüksek not alacaktır. Ancak kaygı bozukluğu olan birey için kaygı, harekete geçiren bir çarktan çok, hayatını kısıtlayan gereksiz endişeler silsilesidir.

Belirtileri; endişe, korku ve gerginliktir. Tetikleyen etkenler ise; genetik nedenler, çocukluk travmaları, uyuşturucu ve kafein tüketimi vs. Başlıca tedavi yöntemleri; ilaç, stres yönetme teknikleri, psikoterapi.

Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB)

Travma, bireyi aşırı derecede korkutan, duygu ve düşüncelerine ket vuran, kendisini çaresiz hissettiren ve aniden gelişen durumlara karşı verilen yoğun ve karmaşık ruhsal tepkilerdir. Sevilen birisinin ölümü, savaş, doğal afetler, aile içi şiddet, kazalar vs. bu duruma örnek teşkil etmektedir.

Ruhsal travma yaşayan bireyde; uykusuzluk, iştahsızlık, kabuslar, gereksiz korkular, depresyon, öfke nöbetleri, stres, kaygı, çekingenlik, kaçındığı durumlarda orada değilmiş gibi gerçeklikten kopma vb. gibi durumlar gözlemlenir.

Öznel Fobiler

Kişilerin belirli bir nesne veya duruma karşı oluşturdukları gereksiz bir korkudur. Netice itibari ile korkunun korkusu da denilebilir. Kişi, köpekten, yükseklikten, tek başına asansöre binmekten vb. gibi durumlardan korkar ve hayatını bu korkulardan ötürü gereksiz yere kısıtlar.

Sosyal Fobi

Kişi, toplum içine çıkmaktan, topluluk önünde konuşmaktan, toplum içinde yemek yemek, kendini ifade etmek vs. gibi durumlardan çekinir. Bu çekingen insanlar diğer insanların kendilerine negatif davranış sergileyeceklerine karşı ön yargılıdırlar. Bu durumda okul, iş ve özel hayatta birey, istediği potansiyeli ortaya koyamaz ve kendini gerçekleştiremez.

Panik Bozukluk

Fiziksel ve zihinsel ataklar görünür. Kişi, nefes almakta güçlük çeker, çarpıntı, el ve ayak titremesi, bayılmak ve sürekli olumsuz düşünceler silsilesi gibi kısa ataklar geçirir.

Duygu Durum Bozuklukları

Depresyon

Depresyon, kişi en az 6 hafta yoğun bir üzüntü içinde ve karamsarlık yaşıyorsa var denilebilir. Günlük yaptığı işlerde önemli ölçüde değişmeler boy gösterir. Örneğin; yemek saatleri, uyku düzeni değişir. Kişisel bakımını ihmal eder. Yoğun bir üzüntü ve üzüntüye eşlik eden karamsarlık hakimdir. Kişi kendisi ile ilgili olumsuz bir imaja sahiptir ve tam bir umutsuzluk havası içindedir. Depresyon, bir duygu durum bozukluğudur ve genellikle çarpıtılmış düşünceler, çarpıtılmış duygular yaratır. Kişi, intiharı bile düşünebilir.

Depresyona neden olan şeyler; Sevilen birisinin kaybı, terk edilme, karamsar ve stres düzeyi düşük kişiliğe sahip olma, öz güven eksikliği vs. Depresyon tedavisi; psikoterapi, ilaç tedavisi, kendine yardım kitapları, yardım grupları vs.

Bipolar Bozukluk

Bipolar bozukluğun 2 türü vardır. Birisi depresif, diğeri ise manik. Depresif durumlarda kişi dışarıdaki hayata karşı ilgisizdir. Kendini aşırı yorgun, sinirli ve karamsar hisseder. Hayattan zevk alamaz. Manik durumda ise tam tersi kişi çok canlı, dışarıdaki hayata karşı daha atılgan ve riskli bir durumdadır. Kendisini gereksiz yatırımlar yaparken, gereksiz maceraların içinde bulabilir. Tedavisinde ise genellikle ilaç ve psikoterapi yaygındır.

OKB

Takıntı rahatsızlığı da denilebilir. Kişi, mantıksız gibi görünen bir durumu tekrarlama eğilimindedir. Bu tekrarlamalar, bazen el yıkama gibi konularda istemsizce o davranışı sürdürmeye devam etmek demektir. Kaldırım taşlarını sayma, cisimleri simetrik olarak yerine koyma, halk arasında tik vs. gibi durumlar da örnek olarak gösterilebilir. Tedavisinde yaygın olarak ilaç ve psikoterapi uygulanır.

Yeme Bozuklukları

Bu rahatsızlığı olan kişiler genelde ya aşırı yer ya da kilolarını kontrol altında tutmak adına sağlıklarını riske atarlar. Genelde genç ve yetişkin bayanlarda görülür. Çoğu zaman başka psikolojik rahatsızlıklarda yeme bozukluklarına eşlik eder. Tedavisinde psikolojik ve fizyolojik tedaviler bir arada düzenlenir.

Anoreksiya Nevroza

Kişiler kendilerini zayıf olsalar bile çok kilolu hissederler. Kendilerine realist bir bakış açısı ile bakamazlar. Zayıflama hapları, yenilen yemeğin istifra edilmesi, müshil ilaçları kullanarak daha da zayıflamaya çalışmak hayati tehlike arz edebilir. Belirtilerde; kemiklerde incelme, saçlarda ve tırnaklarda kırılma, kabızlık, tansiyon dengesizliği ve depresyon gibi durumlar gözlenir.

Bulimiya Nevroza

Kişi kısa sürede çok yemek yer ve bu kısa atak sonunda yediklerini vücudundan çıkarmak için istifra eder. Müshil ile birlikte aşırı ağır egzersizler yapar.

Aşırı Yeme Bozukluğu

Bu rahatsızlığı olan kişiler diğer yeme bozuklukları gibi kilolarını önemsemezler. Doyduklarını hissetmezler. Ne yazık ki bu durumda ciddi sağlık sorunlarına neden olur. Obezite bu duruma örnektir.

Psikotik Bozukluklar

Psikotik bozukluklar düşüncelerde anormallik ve yanlış algılamaya sebep olan bireyin gerçeklik algısını yitirmesine neden olan rahatsızlıklardır. Belirtilerinden en başlıcası halüsinasyonlardır.

Halüsinasyon, kişinin tv ekranından kendisine başkalarının bazı şifreli mesajlar verdiği, başka şeyler ima ettiği, başka insanların söylediklerini gerçekle örtüşmeyecek şekilde farklı algılamak olarak nitelendirilebilir.

Şizofreni

Psikotik bozukluklar içinde en yaygın olanıdır. Genetik ve aşırı stres yüzünden oluştuğu düşünülmektedir. Rahatsızlığın aktif olduğu dönemlerde kişi, halüsinasyon görmektedir ve hezeyandadır. Düşünceleri çarpık, olayları ifade etme biçimi düzensiz, mantıklı düşünme yeteneğini kaybetmiştir. Yeni planlar yapma, hayattan tat alma, duygularını ifade etme gibi konularda becerilerini kaybedebilir. Başlıca iki döneme ayrılır;

Şizoaffektif denilen durumda hasta hem halisünasyon görmekte hem de depresyonda yani depresif hissetmektedir.

Folie a deux durumda ise kişi gördüğü halüsinasyonu, komplo teorilerini yakınları ile paylaşır ve nadiren de olsa çevresi de bu durumu onaylar.

Şizofreni tedavisinde; ilaçlar, stresle başa çıkma yöntemleri, destek grupları vs. durumlar geçerlidir.

Kişilik Bozuklukları

Kişilik, bireyleri birbirinden ayıran öz gibidir. Kişilik bozukluklarında ise birey, kendi çevresi ve toplumsal değerlere ters düşecek davranış ve tutumlar sergiler. Bu rahatsızlık genellikle ergenlikte görülmeye başlar. Çocukları yanlış yetiştirme ve travmatik olaylar neticesinde geliştiği söylenebilir.

Sınırda kişilik bozukluğu, bağımlı kişilik bozukluğu, narsist kişilik bozukluğu ve paranoid kişilik bozukluğu diye sınıflandırılabilir. İlk ikisi kadınlarda, diğer ikisi ise erkeklerde görülme oranı fazladır.

Kişilik bozukluğu tedavilerinde ağır vakalar hastaneye yatırılıp ilaç tedavisi ve yanı sıra psikoterapi, grup terapileri vs. uygulanır. Son zamanlarda sınırda kişilik bozukluğu ile ilgili şema terapi yöntemi olumlu sonuçlar vermektedir ve bu rahatsızlıklarla ilgili çalışmalar devam etmektedir.


Psikolog