Kanser, vücudun herhangi organ ya da dokusundaki hücrelerin kontrolsüz çoğalması ve büyümesi sonucu ortaya çıkan bir hastalık tablosudur. Depresyon, sürekli bir üzüntü ve ilgi kaybına neden olan bir duygu durum bozukluğudur. Bilişsel davranışçı terapi, yanlış veya olumsuz düşüncelerin farkına varmanıza yardımcı olur, böylece zorlu durumları daha net görebilir ve bunlara daha etkili bir şekilde yanıt verebilirsiniz.
Bedensel olarak zorladığı gibi ruhsal açıdan da mücadele gerektiren bir süreçtir kanser. Kişinin hem kendisi hem yakın çevresi ümitvar olup mücadeleye sonuna kadar devameli. Bedensel problemlerde uzman hekimlere güvenildiği gibi ruhsal açıdanda destek almak ihmal edilmemeli. Kanser hastalarında en sık rastlanan psikolojik sorunlar anksiyete ve depresyon durumları olduğu gözlemlenmektedir.
Arş. Gör. Psikolog Cem Soylu’nun yaptığı ‘Bilişsel Davranışçı Terapi Tekniklerinin Kanser Hastalarında Depresyon ve Anksiyete Üzerindeki Etkinliği’ çalışmada belirtiği gibi yaşanılan psikolojik sıkıntılar somatizasyon belirtileride ortaya çıkarabiliyor. Kanser teşhisi konan hastalarda erken kanserin hayat kurtardığı gibi erken fark edilen deprasyonda kişinin yaşam kalitesini etkilemektedir. Hastalığın getirdiği fiziksel ve ruhsal durumdan ayrıştırılarak depresyon teşhisi konulmalı buda fiziksel semptomlardan çok bilişsel faktörler daha belirleyici tanılar koymaya yardımcı olacaktır. Görülme sıklığı kadınlarda erkeklerden fazla olduğu gibi sosyaekonomik durumlarda görülme sıklığını etkilemektedir. Kanser hastalarında kullanılan BDT, olumsuz duyguları azaltmak ve psikolojik uyumu artırmak için uyumsuz düşünce kalıplarını ve davranışları değiştirmeye odaklanan bir psikoterapi türüdür (Jacobsen ve Jim 2008). Terapist hastanın stresini azaltmak ve kanser ile ilgili sorunlara karşı etkili başa çıkma stratejileri geliştirmek için hatalı inançları ve sistematik bozulmaları tanımlaması ve bunları düzeltmesini öğrenmesinde hastaya yardımcı olur (Hollon 1998). BDT ile hastaya duygularını kontrol etme becerisi kazandırılmaya çalışılır ve depresif geçen süre azaltılma amaçlanır bunları yaparken duyarsızlaştırma, bilişsel yeniden yapılandırma, gevşeme teknikleri kullanılır. Edelman ve ark. (1999) yaptığı araştımada kanser edavi sonrası BDT alan hastaların depresyon düzeyinin azaldığı belirtilmiştir.
Bir çok çalışmanın da yer aldığı makaledan çıkan sonuç Bilişsel Davranış Teknikler kanser hastalarının yaşadığı anksiyete ve depresyonu azaltmada yararlı olduğunu belirtmektedir.
Bu yazının ortaya çıkmasında yaptığı çalışmalarla katıkı sağlayan Sayın Psikolog Cem Soylu hocaya teşekürlerimi sunarım.
“Amaç mücadeleye odaklanmaktır, korkuya değil.”
Sağlıklı günler dilerim..
Esra Dönmez
Psikolog