Toplumumuzda oldukça sık görülen depresyon; duygusal, davranışsal, zihinsel ve somatik belirtilerle kendini gösteren aynı zamanda da şiddeti kişiden kişiye değişebilen bir duygudurum bozukluğudur.
Depresyondaki bireylerin görünümü, az göz kontağı kurma, ses tonu düşüklüğü, öz-bakım azalması ve ağlamaklı bir yüz ile karakterize bir tabloyla karşımıza çıkmaktadır. Depresyonun kadınlarda erkeklere oranla 2 kat daha sık görüldüğü bilinmektedir. Depresyon aslında yineleme eğilimi ve intihar riski fazla olan bir ruhsal bozukluktur. Depresyondaki bireyler kendilerini, çevrelerini ve geleceğini olumsuz bir bakış açısıyla ele alarak olumsuz bir değerlendirme yaparlar. Aynı zamanda bu olumsuz düşünceler, otomatik olarak kişi farkında olmadan kendiliğinden çok hızlı bir şekilde zihinlerine gelebilmektedir.
Otomatik bir şekilde ortaya çıkan bu olumsuz düşünceler depresyondaki kişiler tarafından doğru algılanmakla birlikte sıklıkla işlevsiz düşüncelerdir. Önemli olan bu düşüncelerin yerine alternatif ve daha sağlıklı düşünceler koyabilmektir. Bununla birlikte depresyon sıklıkla bilişsel çarpıtmalarla yani düşünce hatalarıyla karşımıza çıkmaktadır.
Örneğin; aşırı genelleme yapan bir kişi bir iş görüşmesi olumsuz geçti diye diğer iş görüşmelerinin de kötü geçeceğini düşünebilir. Kısacası depresyondaki bireylerin temelinde “çaresizlik, değersizlik ve sevilmeme” inançları yatmaktadır.
Peki ya gerçekten depresyonda mısınız? Gelin birlikte test edelim.
En az 2 hafta süre ile hemen her gün gün boyu süren aşağıdaki en az beş belirtinin bulunması depresyonun tanısı için bize bilgi vermektedir.
- 1-Depresif ( çökkün) duygudurum
- 2-İlgi-istek kaybı, zevk alamama
- 3-Enerji azalması, yorgun hissetme
- 4-Suçluluk ve değersizlik içeren düşünceler
- 5-Konsantrasyon azalması
- 6-Uyku miktarında azalma veya artma
- 7-İştah azalması ya da artması
- 8-İntihar düşünceleri
- 9-Zihinsel ve bedensel etkinliklerde yavaşlama ya da huzursuzluktan yerinde duramama olarak adlandırılan “psikomotor ajitasyon” durumu görülmektedir.
Özetle depresyon, bireylerin günlük aktivitelerini yerine getiremeyecek kadar işlevselliğini etkilemektedir. Fakat her mutsuzluk durumunu depresyon olarak adlandırmamak konusunda dikkatli olunmalıdır. Unutulmamalıdır ki depresyon tedavi edilebilir bir hastalıktır. Yukarıda yer alan maddeler majör depresyon tanı kriterlerindendir.
Belirtileri yaşıyorsanız eğer; profesyonel bir yardım almaktan çekinmeyin ve ihmal etmeden uzmana başvurunuz.
Kaynakça:
•Arkar, H. (1992). Beck’in depresyon modeli ve bilişsel terapisi. Düşünen Adam: Psikiyatri ve Nörolojik Bilimler Dergisi, 5(1-3), 37-40.
Aleyna Karadayı
Uzman Klinik Psikolog