FİRMA KAYIT
Geri Bildirim
Sınav Başarı-Sızlığı ile Aileyi Dengede Tutmak
Sınav Başarı-Sızlığı ile Aileyi Dengede Tutmak

Sınav Başarı-Sızlığı ile Aileyi Dengede Tutmak

801

Başarı ve sonuna eklenen ‘sızlık’ kelimesi hayatımızı nasıl etkiliyor? Ve bu durum ailedeki dengeyi nasıl sarsıyor kısa bir özetle gerçekliğe kavuşturalım…

Bizim başarmamız veya başarısız olmamız kime ve neye göre? Asıl başarısızlık mücadele verip başaramamak mı yoksa mücadele etmeden başarmayı sağlamak mı? Bence ilk önce bunu bir kendimize soralım…

Başarmak hayatımızın hangi noktasında? Eminim bu noktayı bulmak zor değildir…

Çünkü asıl noktamız başarmak ve başaramamak kavramlarını zihnimizde takıntı haline getirmemizdir.  Ailelerdeki ‘ benim oğlum veya kızım başaracak, sen yaparsın, başaramamak diye bir şey yok’ cümlelerindeki kalıp yargı, çocuğun başarı yolunda başarısızlığa götüren kaygı yollarıdır. Çocuk, bu kalıp yargılarla zihinde ‘ başarısız olursam ailem hayal kırıklığına uğrayacak ‘ gibi düşüncelerle kaygıya bir merdiven daha dayamış olurlar.

Aileler çocuklarından beklediği başarıyı zihinlerinde çok fazla büyütürler. Başarısız olduklarında ise çocuklara ateş püskürürler. Burada önemli olan nokta başarısızlık faktörüne takılı kalmamaktır. Başarısızlığa neden olan durumları bir şerit gibi önlerine sermektir. Mesela; çocuğumun temeli nasıl? Temel bilgileri ne durumda? Zamanı kullanabiliyor mu? Duygusal durumu ne şekilde? Aile güçlükleri neler? Motivasyonu nasıl? Daha çok bu konulara açıklık getirmek ailedeki dengeyi korumamızı sağlar.

Aslında şöyle bir gerçek var. Kaygı belli bir düzeyde tutulduğu sürece odaklamamızı yoğunlaştırır. Fakat bu düzeyi normal seviyede tutamadığımızda kaygı, başarısızlığa zemin oluşturur. Beraberinde dikkat eksikliğiyle beraber rol gösterir. Çocuk, ‘ Yetersizim, Değersizim’ gibi düşüncelerle odaklanamaz, dikkati dağılır, bildiği konuları unutur. Çocuk eğer ‘ değerli ve yeterli’ olduğunu bilirse, başarmak onun için sadece bir merdiven basamağına adım atmasıdır.

Peki bu merdiven basamağı ailenin gözünde nasıl oluyor ondan bahsedelim…

Aile, bu basamakları çocuğun tökezlemeden çıkmasını istiyor ya da tökezlese bile bir sonraki adımda kesinlikle hata yapmamasını istiyor. Fakat durum hep böyle ilerlemiyor. Çocuk her tökezlediği basamakta bir şeyler öğrenerek ilerliyor ki son basamağa kadar tüm basamaklarda biriktirdiği, deneyimlediği şeyleri sergilemek için…

Çocuk, aileyi dengede tutmak için ‘’başarırsam beni severler başarmazsam beni sevmezler’’ modeline bürünüp kendisini değersizleştiriyor. Çünkü aile bu modeli çocuğa aşılıyor ve çocukta aşısını ailenin her cümlesiyle zihnine şırıngayla salıyor.

Çocuğun değeri, başarmak veya başaramamak değildir. Çocuğun değeri bunlarla sınanmamalı… Ebeveynler, içlerinde kalan o hayalleri yani yapamadıkları başarıları çocukların sırtlarına kambur olarak vermemeli…  Her çocuk kendi hayaliyle büyür. Kambur bir bedene yüklenen hayal söyleyin sizce kimin hayalleri… Ailenin mi çocuğun mu?

Başarının anahtarı ailedir. Doğru anahtar doğru davranışı sergiliyorsa…

Başaramamak bir son değildir. İnanmak, yürümek ve cesaret etmektir.

Unutmayalım ki; cesaret; umutsuzluğa rağmen ilerleyebilme yetisidir. Yeter ki kendimize inanalım….

 


Uzman Klinik Psikolog