Evlilik kararı alınırken bir ömür boyu sürmesi umut edilir. Rüya gibi başlayan evlilikler her zaman hayal edildiği ve istenildiği gibi devam etmeyebilir. Ekonomik sorunlar, cinsel sorunlar, sosyal ve kültürel farklılıklar, aile içi şiddet, ihanet, anlaşılamama, sorumluluklar ve sevginin sona ermesi gibi sebeplerle bağlantılı olarak boşanma kararı alınabilir. Alınan karar kadını da erkeği de yaşananlar ve yaşanılacaklar olarak olumsuz yönde etkilemektedir. Bazen hızlı verilen kararlar, bazen geç kalınan kararlar ve içine girilen süreçler yorucu olabilmektedir. Ayrılık sürecinin bir yas süreci olduğu unutulmamalıdır. Güvensizlik, bağlanma sorunları, karmaşa, çaresizlik, suçlama, yalnızlık gibi süreçleri de beraberinde getirmektedir. Evlilik kurumunda ebeveyn olmuş kadın ve erkek için bu süreçler daha zorlayıcı olabilmektedir. Çocuğu bu sürece hazırlamak önemlidir. Bu süreci sakin atlatabilmek için çiftler birbirlerine karşı gergin bile olsa sakinleşip öncesinde konuşacakları konular üzerinden ortak bir sonuca varmaları son derece önemlidir. Gerginlik sürecini çocuğa yansıtmak çocuk üzerinde olumsuz etkilere neden olacaktır. Boşanma sonrasında çocuklar genellikle anne ile birlikte kalmaktadır. Ebeveynlerinden biri ile yaşamını sürdüren çocuk diğer ebeveyni ile ilişkinde farklılıklar görülebilmektedir. Çocuğun ebeveyninden uzak kalması özlem duygusu ve terk edilmişlik gibi hisler yaşamasına neden olabilmektedir. Bu süreçte farklılıkları en aza indirgemek adına ebeveynlerin üzerilerine düşen sorumlulukları paylaşmaları önemlidir.
Ebeveynlerin çocuğa boşanmanın ne olduğunu açıklaması ve çocuğun kim ile kalacağı konusunda, varsa ev değişikliği hakkında mutlaka bilgilendirmesi gerekmektedir. Ve bu süreçte yapılacak açıklamalarda iki ebeveynin de birlikte çocuğu ile görüşmesi önemlidir. Boşanma nedenleri ile ilgili gereksiz bilgiler vermek çocuğun kafasının karışmasına neden olacağından detay yapılmadan konuşulması, boşanma da suçlu olmadığı konusunun konuşulması, çocuğa olan sevginiz de bir değişiklik olmayacağı konusu ve çocukla her zaman ilgilenilecek olacağınız konularında konuşulması gerekmektedir. Çocuğun bir taraf tutması çocuktan istenilmemelidir. Diğer ebeveynin görüşme günlerinde saat ve gün olarak tam zamanın da çocuğu alması çocuk için önemlidir. Ayrıca çocuğu diğer ebeveyni hakkında bilgi almak için kullanmak son derece yanlış olmakla birlikte yıkıcı sonuçların doğmasına da neden olabilmektedir. Ebeveynlerin bu konuda tutarlı davranmaları oldukça önem taşımaktadır. Bunların dışın da çocuğun özel günlerinde doğum günü, mezuniyet, karne günlerinde iki ebeveynin de yanında olunması çocuğun kendini daha iyi ve güvende hissetmesine neden olacaktır. Ebeveynler boşanmadan önce ya da boşandıktan hemen sonra yeni bir birlikteliğe başlıyorsa veya başlamışsa bu konu çocuğa yavaş yavaş ve uygun bir dille anlatılmalıdır.
Sorunlu boşanmalar da çocuklar ciddi anlamda etkilenmektedir. Ve bu gibi durumlar da mutlaka ebeveynlerin ve çocukların profesyonel destek alması gerekmektedir. Okul öncesi çocuklar da boşanma sürecine karşı uyku problemleri, yeme alışkanlıklarında sorunlar görülürken aynı zaman da kendilerini suçlayabilir ve içerisinde bulundukları durumdan korkabilirler. Okul döneminde ki çocuklarda akademik başarılarında düşüş, okul reddi, saldırganlık, içine kapanma, uyku ve yeme bozuklukları görülebilmektedir. Ergenlik dönemin de ise bu süreç daha zorlu geçebilmektedir. Kimlik arayışı içerisinde olan çocuk süreci kabullenemeyebilir. Ebeveynlerini yada kendisini boşanmanın sorumlusu olarak görebilir. Bağlanma sorunları yaşayabilen ergenlerde bu dönem de içe kapanma ya da öfke kontrolsüzlüğü, alkol kullanımı, sigara kullanımı görülebilmektedir. Çocukların yaş aralıklarına göre farklı tepkiler gösterebilecekleri unutulmamalıdır.
Cansu Ecem Kesgin
Psikolog